Nedir bu etrafta dolaşan sessiz istifa? Acaba siz de aslında istifa etmiş ama bunun farkında olmadan çalışıyor olabilir misiniz veya bir süredir böyle çalışıyordunuz da bu kavramlar birlikte mi farkındalığınız artıyor?

Bir süredir sosyal medyada karşımıza çıkan quiet quitters terimi işlerine olması gerekenden fazla emek vermeyen ve işini sadece para kazanmanın bir aracı olarak gören, işinden heyecan duymayıp sadece isteneni yapan çalışanları ve bu kavramın çekim gücünü artırdığını ifade ediyor. Çalışanlar fedakârlık yaptıklarında maddi ve manevi olarak karşılığını görmediklerinde, takdir edilmediklerinde, şirkete kazandırdıkları değeri adil şekilde paylaşmadıklarında böyle hissetmeleri ve bu yönde tavır göstermelerini normal karşılamak lazım. Bu kavramla birlikte aslında bu pasif bir direniş olarak da konuşulmaya başlandı. Çalışanlar “onlardan istenen kadarını” yapıyor ve ötesi için emek vermek, duygusal yatırım yapmak, üzerine fikir eklemek istemiyor.

Biz çalışan bağlılığı anketlerinde ortaya çıkan ve Gallup’un tanımladığı 3 kategoriyi şöyle tanımlıyoruz:

Sessiz istifa hareketini bu tanıma göre “sarı” olan ve bunu “bilerek ve farkında” olarak “seçen” çalışanlar olarak tanımlamak mümkün, size de öyle gelmiyor mu? Ya ek çalışmasının karşılığını alamamış, ya müdüründen istediği davranışı görememiş ya da farklı başka sebeplerle bağsız olan, mutsuz olan çalışanların bu durumun “farkında” olarak kendilerini “sarı” olarak konumlandırması bu “sessiz istifa” bence.

Aynı yere geliyoruz, imkanların ve fırsatların çok, yeteneğin az olduğu bir dönemdeyiz. İstifa dalgası ardından “sessiz istifa” da çalışanların sadece gelir ve yan haklar değil, bağlılığı yaratan diğer etmenleri de talep ettiğini gösteriyor. Değer görme, gelişimini yaşama, takdir görme, ekip içinde kendini ifade etme, işinde anlam bulma ve diğerleri… Bu etmenler olmadığı sürece önce sessiz sonra haykırarak istifalar kaçınılmaz olacaktır.

Bu etmenleri kısaca sıralarsak…

Gelir ve yan hakların ötesinde bu etmenler olmadığında çalışanların “sessiz istifa” edebileceklerini, bu durumun belli bir sınırı aşması durumunda da haykırarak istifa edebileceklerini belirtmek isterim. Bu konu önümüzdeki dönemde iş sahiplerinin ve yöneticilerin “dikkat edilecekler” listesinde en üstlere tırmanmaya devam edecek.